003

Sörften önce

Sörften önce gelen ritüeller.

Özelikle sörf yapmadan geçen birkaç zamanın ardından, elimizde wax’leri sürülmüş sörf tahtamız ile sahilde denize/okyanusa karşı durduğumuz o kısa andan sonra, arkamızdan “leash” sallana sallana, esen rüzgarın sörf tahtasına dolması ile sağa sola yalpalayarak suya koşmak biraz kaçınılmaz duruyor.

Aslında sörf yapmanın en güzel ritüellerinden birini atlamamak lazım. Hem bu ritüelin keyfi hem de sörf seansımıza ve güvenliğimize olan büyük katkısı nedeniyle…

Napolyon dalgaları keserken.
Napolyon dalgaları keserken.

Ritüel şu: on dakika kadar denizin/okyanusun karşısında durup, seyretmek. Bizi line-up’a taşıyacak kanalın nerede olduğunu, setlerin ne sıklıkla geldiklerini, gelme düzenlerini, dalga yüksekliklerini, dalga yüksekliklerinin ve setlerin tutarlılığını, dalgaların kapanış şekillerini, kapanış hızlarını, rüzgarın yönünü, rüzgarın yönünün ve hızının dalgaları nasıl etkilediğini, deniz/okyanus dibinin nasıl şekillenmiş olduğunu seyretmek.

Sörf öncesi…

Denizi/okyanusu anladıktan sonra, en iyi dalganızı yakalayacak olma ihtimali ile, (kısa ama etkili bir ısınmadan sonra) koşa koşa, hoplaya zıplaya suya atlanabilir.


Sonraki yazı