Sürf ve sağlık

Sörf ve Sağlık

Dalga sörfü ve sağlık açısından dikkat edilmesi gerekenler.

Sörf sağlığı ve sörf yaparken dikkat etmemiz gereken konular ile ilgili ne kadar çok konuşulsa, ne kadar çok yazılsa o kadar iyi olduğuna inanıyorum. Bu konuların kafamın bir yerinde acil durumda kullanılmak üzere hazır olması gerektiğini düşünüyorum (zira okyanusun ortasında veya medeniyetten uzak bir kumsalda bir doktora veya en azından google’a ulaşmam mümkün olmayabilir). Fakat bu önlemler ve sağlık konularına hassasiyet sörften alacağım keyfi de azaltmamalı, aksine tüm bunları sörf’ten alacağım keyfi verimi arttırmak için kullanmalıyım.

Aslında güvenlik ve sağlık önlemlerini öğrenip, kabul edip, uygulayacağıma söz vererek işin sıkıcı kısmını tamamlamak ve sadece eğlenceli kısmının geriye kalmasını istiyorum!

Amacım sörf yaparken karşılaşabilme olasılığı en yüksek bir kaç sağlık sorununu ve önlemlerini anlatmak. Ve ben kesinlikle bir doktor değilim. Aşağıda sıralayacaklarım, araştırılmış, bir kaç spor doktorunun yorumları ile teyit edilmiş arkadaş tavsiyeleri olabilir ancak size:

  • Dehidrasyon: Suyun içinde, susuzluktan ölmeye yaklaşma halidir. Sörf en fazla efor gerektiren aktivitelerden biri ve bir sörf seansının ortalama 3-4 saat sürdüğünü düşünürsek alışık olduğumuz herhangi bir spor türü için ayrılan zamandan çok daha fazla. Bu aktivite sırasında kaybedilen su miktarı da oldukça fazla. Suyun içindeyken terlediğimizi fark etmediğimizden ve sürekli su yuttuğumuzda su içmeye ihtiyaç hissetmeyebiliriz. Spor doktorları 2-3 saatlik seans başına 1 litre su içmeyi tavsiye etmektedir. Akşam olduğunda baş dönmesi, üşüme, halsizlik, mide bulantısı gibi rahatsızlıklar hissediyorsanız, gündüz ne kadar su içmiş olduğunuzu bir gözden geçirmekte fayda var.

  • Güneş çarpması: Sörf yaparken her an karşılaştığımız bir problem aslında. Bazen akşam üstü hissettiğimiz hafif üşüme hali ile “hımm bugün biraz fazla güneşte kalmışım sanırım” hali bazen daha ciddi boyutlarda olabilmektedir. Hem ileride cilt kanseri gibi tehlikeli durumlar ile karşılaşmamak, hem de sörf seanslarımızın kalitesini düşürmemek için koruma faktörü çok çok yüksek kremler kullanmak, rashguard’lar ile sura girmek iyi birer önlem olabilir. Hava bulutlu veya sisliyse güneşi göremiyorsak da mutlaka koruyucu krem kullanılmalıdır.
Orange County pro surfer Courtney Conlogue
  • Kulak problemleri: Sürekli kulaklarınıza su kaçması, hoplaya hoplaya çıkarmaya çalışsanız da çıkmaması, sonra uyurken ansızın akıp gitmesi en sıklıkla karşılaşabileceğimiz durumlardan. Bazen kulağınıza kaçan su çıkmak ve ağrı yapabilir. Veya kulağınıza sadece su değil, su ile birlikte rüzgarla kum, toz ve hatta wax da kaçar. Zamanla kulak kanalı daralır ve duyma yetisi azalmaya başlar. Bu durumu beş dakikalık bir doktor ziyareti çözebilir. Diğer taraftan, büyük dalgaların yüzünüze, kulağınıza patlaması veya sizin dalgalara kulağınızın üzerine düşmeniz halinde kulak zarında zedelenmelerle veya yırtılmalar ile karşılaşmak mümkündür. Bu gibi durumlarda kalıcı duyma kayıpları ile karşılılabileceğinden olmaması yönünde önlem almak daha doğru olacaktır. “Surfer Ear’s” ismi verilen diğer bir oluşumda zamanla kulak kanalı içinde kemik büyümesi olması, kanalların daralması ve duyma kaybının oluşmaya başlamasıdır. Herhangi bir düzeyde duyma yetinizde zayıflık hissediyorsanız, mutlaka bir doktor ile görüşmelisiniz.
  • Göz problemleri: Bütün gün suda kalmaktan, tuzdan, dalgaların sıçrattığı minik zerrelerden ve rüzgardan dolayı gözler çok fazla kurur ve yıpranır. Akşamları kullanılacak gözyaşı damlaları bu rahatsızlığı büyük ölçüde giderir. Eğer temiz olmayan bir suda sörf yaptıysanız gözyaşı damlasına ilave olarak doktoronuza danışıp ilave bir tedavi uygulamanız gerekebilir. Uzun saatler ve uzun seneler sörf yapanlarda sıklıkla rastlanan kalıcı bir göz rahatsızlığı da “Pterygium (Surfer Eye)” denen rahatsızlıktır. Gözün köşesinde ufacık bir kırmızı/pembe hafif sarı bir leke olarak başlar, kuruluk ve batma hissedilir.
  • Sırt, bel ve omuz ağrıları/sakatlanmaları: Sörf yapan herkesin bir noktada sırt, bel veya omuz ağrısı, sakatlanması ile karşılaşması oldukça olasıdır. Çünkü uzun saatler kulaç atmak, üzerinize kapanan dalgalar ile uğraşmak, nose-dive olmak vb gibi durumlar elbette ki dikkat edilmezse sağımızı solumuzu ağrıtacaktır. Her ne kadar, gücümüzün son damlasına kadar sörf yapmak istesek de, omuz-sırt-bel bölgesinde eğer az da olsa bir gerginlik ve ağrı hissediliyorsa sörf seansına ara verilmelidir.
  • Deniz ülseri: En kısa tanımı ile “bütün gün suda kalmaktan dolayı bir yaranın kapanamama durumu”dur. Ufacık bir kesik veya yara sürekli ıslak kaldığı için kuruyup geçebilmeye fırsat bulamaz, zaman ile kronik hale gelir ve derinleşmeye başlar, derinleşttikçe iyileşmesi zorlaşır, suya girdikçe yumuşar ve derinleşir. Bu döngüden çıkmak için suda olmadığınız her an yaranın üzerini kapamayarak, havasız bırakmayarak kurumasını sağlamaktır.

Umarım bu problemlerin hiçbiri ile karşılaşmayarak, keyifle uzun saatler sörf yapabiliriz. Ama karşılaşırsak da şaşırmadan bir iki ufak önlem ile bir sonraki sörf seansımızı kurtarabiliriz. Zira her bir sörf seansımız çok çok kıymetli.


Sonraki yazı