Suda Güvenlik

Dalga sörfü ve suda güvenlik

Dalga sörfü yaparken güvenlik ve sağlığınız açısından düşünmeniz gereken bir iki detay.

Sörf yapmanın verdiği keyifle bazen bu sporun ne kadar tehlikeli olabileceğini unutabiliyoruz. Ama her seferinde suya girmeden önce ve sudayken dikkat etmemiz gereken bazı güvenlik kuralları var.

SUYA GİRMEDEN ÖNCE

O kadar yolu aştıktan sonra, sörf tahtasıyla sahilde beklerken dakikalar saatler gibi gelebiliyor insana. Fakat koşa koşa suya atlamadan önce özellikle yeni bir spotta sörf yapılacaksa sahilin, dalgaların yapısını incelemek iyi fikir olabilir. Nerede rip akıntısı var, dalgalar nasıl kırılıyor, zemin nasıl gibi detaylara dikkat etmek sörf seansınızı kolaylaştıracaktır ve daha verimli kılacaktır.

Bu konuda daha önce yazılmış bir yazı için Sörften Önce‘ye bakabilirsiniz.

SUDAYKEN

İlk yardım:  Sudayken sizin veya arkadaşlarınızın başına gelebilecek talihsiz kazalara karşı temel bir İlk Yardım bilgisine sahip olmanız iyi olacaktır. Resmi bir eğitim almak isterseniz dalış okulları gibi okullar can kurtaran eğitimleri veriyor. Ama buna imkanınız yoksa, en azından temel şeyleri bilmek istiyorum derseniz aşağıdaki kaynaklardan da yararlanabilirsiniz.

Türk Kızılayı İlk Yardım Sitesi

Ek olarak sörfüler için tasarlanmış  ilk yardım kitlerinden arabanızda veya yanınızda bulundurabilirsiniz yada kendi setinizi oluşturabilirsiniz.

MagicSeaWeed‘de biraz daha detaylı olarak sörf gözetilerek yazılmış bir ilk yardım yazısı var okumak isterseniz.

Deniz canlıları: Bulunduğunuz bölgedeki tehlikeli veya temas etmek istemeyeceğiniz deniz canlıları hakkında bilgi edinin. Deniz kestanesi gibi canlılar anlık rahatsızlıklar verse de, zehirli denizanaları veya büyük beyaz köpekbalıkları ile karşılaşmak pek hoş olmasa gerek. Nehir ağzı gibi bölgeler veya fokların bol bulunduğu alanlar köpekbalıklarının beslenmek için geldiği bölgeler haline gelebiliyor.  Her ne kadar inanılmaz gelse de lineup’da timsah ile bile karşılaşabilirsiniz.

 

Sörf Ekipmanı:

  • Fin‘ler keskindir. Özellikle arka kısımları zamanla keskinleşebiliyor veya dizayndan dolayı zaten öyle imal edilmiş olabiliyorlar. (Yakınlarda kendisini fin ile kestiği için bir sörf tahtası imalatçısına dava açmış olan bir sörfçünün haberi vardı.)
  • Sizi sörf tahtasına bağlayan Leash‘iniz sağlam olduğundan emin olun. Okyanusun ortasındayken leash’inizin kopması hem sizin için hem etrafınızdaki insanlar için tehlikeli bir durum olacaktır. Sörf tahtanız başı boş bir misil haline gelebilir, siz de hem sörf tahtanızı kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalırsınız hem de zor durumlarda yüzer bir cisim olarak kullabileceğiniz tahtanız olmadan sahile dönmek zorunda kalırsınız.
  • Sörf tahtası her ne kadar sizin güvenliğinizi sağlasa da aynı zamanda dikkatsiz iseniz tehlike de arz etmektedir. Inanın, tahtaların özellikle rail, burun ve arka kısımları suratınız ve kafanız ile temas etmesini isteyeceğiniz en son yerler.
  • Suya düşerken, suyun içindeyken ve çıktığınızda, elleriniz ve kollarınız ile kafanızı korumayı unutmayın. Sudan ilk önce kafanız çıkmasın, ellerinizle kendinizi koruyarak sudan çıkın. Suyun altındayken tahtanızın neler yaptığını (rüzgarın tahtanızı havalandırması ve güdümlü füze gibi size yollaması gayet olası…) daha da önemlisi diğer sörfçülerin tahtalarının neler yaptığını bilmiyorsunuz. Yukarıda sizi bekleyen “sürprizlere” hazırlıklı olarak çıkın. (Tahtanın kısmen nerede olduğunu leash’in gerginliğine bakarak tahmin edebilirsiniz.)
  • Tahtanıza her daim sahip olun. Tahtanızın dalgaların etkisi altında sahip olduğunuz leash yarıçapında bir alanda terör estirebileceğini unutmayın. Eskimo Roll gibi teknikleri tam uygulayamazsanız dalga tahtayı elinizden koparıp alabilir. Böyle durumlarda arkanızda kimse olup olmadığına dikkat edin.
  • Leash‘in elastik bir yapıya sahip olduğunu unutmayın. Tahtadan geriye doğru düştüğünüzde siz su altındayken tahtanız ilerleyecek, bir noktada leash’in gerilmesi ile tahtayı geri size doğru yollama ihtimali var.
  • Leash‘in hızlı açılması gerektiği durumlar olabileceğini unutmayın. Wipeout olduktan sonra leash’iniz su altındaki engellere takılarak suyun yüzeyine çıkmanıza engel olabilir. Panik yapmayın, tek yapmanız gereken ayak bileğinize uzanıp leash’i çözmek.

Suyun altı:

Sürüşün sonunda veya herhangi bir noktada tahtadan balıklama atlamak genelde hiç de iyi bir fikir değil. Bulunduğunuz yerde suyun derinliğini ve zeminin nasıl olduğunu bilmiyorsunuz. Sonuç olarak suratınızı kuma sürtmek gibi basit yaralanmaların yanında boyun zedelenmesi gibi ciddi zararlar da görebilirsiniz. Çivileme atmalak  da aynı şekilde bilek burkulması gibi sonuçlara neden olabilir.

Line-Up ve Öncesi:

  • Line-up’a çıkarken insanların sürüş hattı üzerinde durmamaya çalışın. “Eat Shit” kuralını hatırlayın. Eğer içeride yakalandıysanız ve dalga yüzünde size doğru gelen bir sörfçü ile karşılaştıysanız iç güdülerinize uyup düz devam edip dalgayı aşmaya çalışmayın. Büyük ihtimalle ya sörfçü ile çarpışırsınız ya da adamın yakaladığı dalga kaybetmesine sebep olursunuz. Bunun yerine mümkünse dalganın kırılan beyaz köpüklü kısmına doğru devam edip, kendinizi “feda etmeniz” herkes için en iyi sonuç olacaktır. Evet, dalga ile sürüklenip geri gideceksiniz ve tekrar dışarı çıkmaya uğraşacaksınız ama tatsız bir kazadan sakınmış olacaksınız.
  • Eğer bulunduğunuz yerde kullanabileceğiniz rip akıntıları varsa, bunları kullanmak hem daha güvenli hem de daha kolay bir alternatif olacaktır. Eğer istemediğiniz bir anda akıntıda kaldıysanız tek yapmanız gerekenin sahile paralel (akıntıya dik yönde) ilerlemek olduğunu hatırlayın.

Elin Dalgası:

Sörf yapanlar için başkasının dalgasına girmemek hem bu durumun sinir bozucu olması hem de güçlü dalgalarda oldukça tehlikeli olması nedeniyle en önemli kurallardan biri. Kendinize ve sörf arkadaşlarınıza bir iyilik yapın ve öncelik kuralları gibi kuralları öğrenmeye ve uygulamaya çalışın.

Amacım kısa ve öz tutmaktı bu yazıyı ama yazdıkça ekleyecek bir şeyler çıktı. Umarım suya girdiğinizde bu kuralların en azından bir kısmını aklınızda tutmayı unutmazsınız.

Burada olmasını düşündüğünüz bir güvenlik kuralı varsa, eklemekten mutluluk duyarım.


Önceki yazı
Sonraki yazı